Pervane Ve Şem’in Aşkla Dolu Hikayesi – Mantıku’t Tayr’dan Bir Masal

Pervane Ve Şem’in Aşkla Dolu Hikayesi – Mantıku’t Tayr’dan Bir Masal

 

Ünlü tasavvuf şairi ( yada yazarı mı demeliyiz bilemedim) Feridü’d-din Attar’ın kuşların dilinden hikayeler anlattığı Mantıku’t Tayr isimli bir kitabı vardır. Kitapta Simurg’u (o ünlü kuşların padişahı olan kuşu ) bulmaya yola koyulmuş hüthüt kuşu önderliğindeki hikayelerini okuruz. Yol boyunca Hüthüt kuşu bir çok hikaye anlatır kuşlara. (Bu arada küçük bir rivayeti burada notlamalıyım, anlatılanlara göre -şayet doğru ise- Attar bu kitabı çok küçük yaşta gördüğü ve cevherini hemen fark ettiği Mevlana’ya hediye etmiştir.) Biz de o büyük ve güzel masal kitabından gerçek aşka ait pervane ile şemin hikayesine konuk olalım istedim. Her zaman dediğimiz gibi.

Masal masal içinde, masal düş içinde. Evvel zamanı ahir bilen içinde.

“Bir gece pervane böcekleri toplanıp, bir mumu nasıl bulabileceklerini tartışıyorlarmış. İçlerinden birisi demiş ki:

– Hepimiz birden gidip boşuna yorulmayalım. Birimiz gidip mum bulsun, sonra gelip bize haber versin.

Bir pervaneyi seçip göndermiş. Gönderdikleri pervane uzakta bir köşk, köşkün içinde de apaydın bir mum görmüş, heyecan içinde dönüp geri gelmiş. Gördüğü, anladığı kadarıyla mumu anlatmaya çalışmış.

O topluluğun içinde yaşlı bir pervane de varmış. Gönderilen pervaneyi kınamış yaşlı ve bilgin pervane.

– Senin mumdan haberin bile yok, demiş.

İkinci bir pervaneyi göndermişler. Bu sefer ki, kendini muma şöyle bir atmış, sonra etrafında dönüp geri gelmiş. Mumdan bahsedip, ona nasıl kavuştuğunu anlatmış.

Yaşlı pervane onun da sözünü kesip;

– Azizim senin bu anlattığında da mum değil. Sen de öbürüne benziyorsun, anlamadığın şeyi nasıl anlatacaksın? Demiş.

Son gönderdikleri pervane ise mumu görünce sarhoş olmuş adeta. Sevinçle ateşe atılmış, heyecandan nefesi kesilmiş ateş tepeden tırnağa sarmış onu. Bütün vücudu kıpkırmız olmuş.

Diğerlerini kınayan yaşlı pervane uzaktan mumun bu pervaneyi onurlandırıp kendi rengine boyadığını görünce;

– İşte bu işi yalnız o başardı, demiş. Kim nerden bilsin, mumdan yalnız onun haberi var.

Bu dünyada gerçeği bulan; her şeyden vazgeçen, dünyadan bihaber kişidir. Sen de candan, cisimden uzaklaş ki canana yaklaşasın.”

Böylece cesur pervane kapıldığı ilahi aşkın cazibesiyle fenafillah makamına ulaşır ve benliğini ateşin varlığında eritir. Artık o ateşten gayrı bir şey değildir.

“Alev alev yanan bir ateştir dünya. Her an bir başka bölük halkı yakar. Onun ateşi şiddetlenip alevleri göğe ondan kaçabilirsen yiğitsin., aslansın. Aslanlar gibi cesaretli ol. Yoksa pervane böceği gibi atıl içine, yan gitsin!”

Şem u Pervane (Mum ile Pervane) Mantıku’t Tayr’da Hüthüt kuşunun diğer kuşlara anlattığı hikmet dolu hikayelerden sadece bir tanesidir. Simurg’a giden zorlu yolun “yokluk vadisi”nde anlatır klavuz Hüthüt kuşu bu hikayeyi.

Her ne kadar sürçü lisan ettikse affola…

 

Muzip Masal Cini

Muzip Masal Cini

Masallar üzerine ve masallara dair her şeyi heybesine doldurmuş bir masalcıdır Muzip Masal Cini. Bu bakımdan kendi masallarını ve Ribelyus adlı masal evreninde yaşananları naklederken başka hikayelere de misafir olur. Uzun lafın kısası masalların anlatılmayıp unutulmaya yüz tuttuğu bu yüzyılda yeniden masal anlatabilmek adına beyhude mücadeleye girmiş bir hayal kahramanıdır. Aynı zamanda anlatıla anlatıla günümüze kadar yolculuğuna devam eden masalların toplanması, derlenmesi ve arşivlenmesi gibi çalışmaları kendine görev addetmiştir. Muzip Masal Cini hem masal yazmak hem de unutulmaya yüz tutmuş masalları kayıt altına alıp arşivlemek üzerine hayat bulmuş bir hayali kahramanın gerçek dünya ile masalsı mücadelesidir.

Henüz Yorum Yapılmamış

Yorum Yapın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacak.