Değirmencik (Kıbrıs Masalı)

Değirmencik (Kıbrıs Masalı)

Bir gocagarıcık varmış zamanın birinde, bir da toruncuğu varmış, bir gün süpürürken toruncuğu, bir paklacık bulmuş.

“Nene demiş bu paklacığı ne yapayım?”

“Ne bileyim gızım?”

“Ekeceğim gendini demiş.”

“E ek demiş.”

Ekmiş paklacığı, paklacık büyümüş, büyümüş havalara çıkmış, demiş:

“Nene çıkacağım ben bu paklacığın üstüne gezeyim.”

“E çık gızım” demiş.

Çıkmış bakmış ki yazınan gış gavga ederler yaz demiş genne:

“Yaz mı, eyi gış mı eyi?”

“Yaz eyi demiş denize giderik, ondan sonra meyveler çıkar eyi yaz. Gış da demiş eyidir, yağmurlar yağar ekinlermiz olur.”

“Tamam” demiş.

Yaz gendine bir değirmencik vermiş, gışda gendine tavucuk vermiş. Almış gız enmiş aşağaya.

“Nene demiş bak bana ne verdiler?”

“Kim verdi gızım sağa onları.”

“Yazınana gış yukarda gavga ederlerdi demiş benda onlara söyledim yazda eyi gışda eyi, bana bunnarı verdiler demiş.”

“Getir gızım bir avuç bulgurcuk var, öğüdelim demiş bir pilav yapalım da yeylim.”

Gomuşlar bulguru öğütsünner pişmiş, pişmiş pilavlar çıkmış tabak, tabak o bulgurcuğun yerine.

“U demiş kebapda söyleylim be gızım demiş.”

Öğütmüşler kebaplar çıkmış nesterlerse canları değirmencikden o çıkar oturdular, yediler doyurdular garınnarını duramazlar bir yere. Dedi gocagaricik:

“Hade davet edelim padişahı yemeğe, gelsin yemek yesin bize.”

Davet ederler padişah gelir veziriynan, vüzeresıynan galabalık her ne isdedilerse yemekler çıktı, pişirdiler, godular, yediler, içdiler.

“Git bak dedi vezirine bakalım nerde buldu bu gocagari bu gadar yemeğida çıkarır.”

“Padişahım demiş bir değirmencikden döner çevirirler değirmeni yemekler çıkar demiş.”

“Bakın demiş bir değirmen bulun aynisinden değişelim.”

Bir değirmen bulmuş aynisinden değişmişler değirmeni. Bu defa gadın açıkmış onlar gaştıktan sonra hep yemekler bitti.

“Getir gızım demiş bizde goylum birazcık bişey yeylim” demiş.

“Hade kebap çıkar demiş bize.”

Çevirirler gırım, gırım hiç bi şey çıkmaz.

“Aman çaldılar bize padişah bize çaldı değirmenciğimizi napacayık?”

Tavucuk demiş:

“Beni yolla da ben bulurum sağa demiş gocagarı değirmenini.”

Gitmiş padişahın damına gonmuş.

“Gıt, gıdak demiş, padişahım demiş gocagarının demiş değirmenini veresin çaldınız” demiş.

“Duttun bunu da demiş havuza attın gendini demiş.”

Atmışlar gendini.

“Yut ağzım suları, yut gıçım suları, yut ağzım suları.”

Tavucuk şişmiş, gene çıkmış.

“Gıt, gıdak gocagarının değirmenini veresin padişahım demiş.”

“Duttun be gendini da yakın fırını da attın gendini içine demiş.”

Yakmışlar fırını, fırın gızmış atmışlar tavucuğu içine.

“Çıkar ağzım sulları, çıkart gıçım sulları.”

Püskürtmüş, püskürtmüş hep ateşleri söndürmüş yine çıkmış tavucuk.

“Gıt, gıdak demiş gocagarinin değirmenini veresin padişahım demiş.”

“Duttun be genni demiş da attın eşek arılarının içine soksunnar gendini.”

Arıları yuttu tavucuk.

“Attın be yaban atlarının içine dedi gendini, gakmalasınnar, öldürsünner gendini dedi.”

Atalar yaban atlarının içine tavucuk der:

“Çıkar ağzım arılari çıkar gızım arıları.”

Hep çıkarır tavucuk arıları, hep yaban atlarının sokar hep arılar yaban atları hep ölür, tavucuk gene çıkar.

“Gıt, gıdak der gocagarinin değirmenin veresin padişahım çapuk.”

“Duttun gendini kesin yeyim dedi da başka türlü olmaz kestiler tavucuğu bişirdiler oturdu padişah yesin, yemiş gendilerini ondan epeyi saat sonra başlamış tavucuk.

“Aman, ne keskin değirmencikler, ağzının içinde gonuşur dişleri ne keskin değirmencikleri aman ne dar sokacıklar, geçelim sokacıklardan nihayet aman ne güzel gıçı padişahın.”

Sıkılmış padişah, çıkmış padişahın gıçından tavucuk.

“Padişahın gıçını gördüm ya, padişahın gıçını gördüm ya”

Tavucuk rezil etmiş.

“Ver be genne değirmenini gitsin demiş da ne gıçım galdı, ne başım galdı, ne bağzım galdı.” Demiş.

Benda bıraktım da geldim.

 

Kaynak: Ayşe ERGÜVEN


 

Kıbrıs Türk Masalları

(Derleme-İnceleme)

Yüksek Lisans Tezi

Hazırlayan: Türkan Özokutan

Tez Danışmanı: Doç. Dr. Şeyma Güngör

İstanbul-2005

 

Muzip Masal Cini

Masallar üzerine ve masallara dair her şeyi heybesine doldurmuş bir masalcıdır Muzip Masal Cini. Bu bakımdan kendi masallarını ve Ribelyus adlı masal evreninde yaşananları naklederken başka hikayelere de misafir olur. Uzun lafın kısası masalların anlatılmayıp unutulmaya yüz tuttuğu bu yüzyılda yeniden masal anlatabilmek adına beyhude mücadeleye girmiş bir hayal kahramanıdır. Aynı zamanda anlatıla anlatıla günümüze kadar yolculuğuna devam eden masalların toplanması, derlenmesi ve arşivlenmesi gibi çalışmaları kendine görev addetmiştir. Muzip Masal Cini hem masal yazmak hem de unutulmaya yüz tutmuş masalları kayıt altına alıp arşivlemek üzerine hayat bulmuş bir hayali kahramanın gerçek dünya ile masalsı mücadelesidir.

Henüz Yorum Yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.