fbpx

Bok Böceği (Anadolu Masalı)

BOK BÖCEĞİ

Bir varmış, bir yokmuş… Bir bok böceği varmış. Bir gün bu bok böceği kendi kendine:

“Şu fani dünyada tek başıma yaşamaktan usandım. V arayım bir kocacık arıyayım kendime.” demiş.

Giderken giderken bir kediye rastgelmiş.

Kedi demiş ki:

“Nereye gidiyorsun, Bok böceği?”

“Benim adım Bok böceği mi?”

“A, neymiş ya senin adın?”

“Bürümcekli Bürce kadın, Tirincekli Tirce kadın, nereye gidiyorsun Mercan kadın? Diye soracaktın.”

“He, bilemedik … Bürümcekli Bürce kadın, Tirincekli Tirce kadın, nereye gidiyorsun Mercan kadın?”

“Kocacık aramağa.”

“Bana varsana.”

“Senin kuyruğun uzun, beni döversin.”

“Haydi uğurlar olsun.”

Kedi ayrılmış gitmiş. Bok böceği de yoluna devam etmiş. Giderken giderken bir Kirpiye rasgelmiş. Kirpi:

“Nereye gidiyorsun, Bok böceği?” demiş.

Bok böceği gene kızmış:

“Benim adım Bok böceği mi?”

“E, ne senin adın?”

“Benim adım Bürümcekli Bürce kadın Tirincekli Tirce kadın, Mercan kadın.”

“He, bilemedik … Bürümcekli Bürce kadın, Tirincekli Tirce kadın, nereye gidiyorsun Mercan kadın?”

“Kocacık aramağa.”

“Bana varsana.”

“Senin dikenlerin var, sarıldıkça batar bana. Sana varmam.”

“Haydi uğurlar olsun öyleyse. Allah hayırlı kısmet versin.”

Bokböceği gene yolu tutmuş giderken bir sıçana rasgelmiş. Sıçan:

“Nereye gidiyorsun, Bokböceği?” demiş.

“Benim adım Bokböceği mi?”

“Ne ya?”

“Bürümcekli Bürce kadın, Tirincekli Tirce kadın, Mercan kadın.”

“Bilemedik … Bürümcekli Bürce kadın, Tirincekli Tirce kadın, nereye gidiyorsun Mercan kadın?”

“Kendime bir kocacık aramağa.”

“Bana varsana.”

“Senin kuyruğun uzun, beni döversin.”

“Hiç hanımlar dövülür mü? Dövmem seni. Hem de yakında Beyoğlu’nun düğünü olacak. Pirinç pilavları, tatlılar getiririm sana.”

“Haydi varayım bari.” der Bokböceği. Sıçan hemen gider. İmamı, muhtarı bulur. Bir nikah kıyarlar. Bunlar artık ikisi bir arada geçinip giderlermiş …

Birgün Beyoğlu’nun da davullan çalınmaya başlamış. Sıçan kalkmış:

«Hamm, demiş, gideyim de sana pirinç. pilavı, baklava getireyim.»

«Sen oradayken ben de bir kaynara gideyim.» demiş Bokböceği. Ceviz kabuğundan teknesi, fındık kabuğundan susa􀃭 varmış; onları da almış, giderken, Kadınlar-Atlamacı’ndan düşmüş aşağı. Ceviz kabuğundan teknesi kapanmış üstüne. Koca-Köprü üstünden de bir kır atlı geliyormuş Beyoğlu’nun düğününe. Atının kulağına Kadınlar-Atlamacı’ndan bir ses gelirmiş. Kır atlı dikilmiş de dinlemiş bunu,ne diyor diye:

«Hey kır atlı, kır atlı. Götü davlumbaz atlı. Dar dar düğün evine varasın, Saçı uzuncam suya düşmüş diyesin.»

Kır atlı gelmiş düğün evine :

«Yahu arkadaşlar, demiş, Kadınlar-Atlamacı’ndan bir ses geliyordu:

«Hey kır atlı, kır atlı. Götü davlumbaz atlı. Dar dar düğün evine varasın, Saçı uzuncam suya düşmüş diyesin.»

Sıçan duyuvermiş kır atlının sözlerini.

«Bizim hanımdır o.» demiş de hemen yola döşenmiş

Gelmiş sıçan, bir de baksa ki Bok böceği ceviz kabuğundan teknenin altında debelenip

duruyor.

«Ver elini çekelek.» diyor. Bok böceği:

«Ben sana üç gün oldu küselek.» diyor.

Sıçan, gene :

«Ver elini çekelek. Ver elini çekelek.» diye

Bokböceğini çekip çıkarmak istiyor, her defasında Bok böceği :

«Üç gün oldu ben sana küselek. Ben sana küselek” diye karşılık veriyor. Sıçan da :

«Canın isterse. Ben de giderim düğün evine kendi karnını doyurmaya bakarım.» diyor,

Bok böceğini çiğneyip geçiyor. Beyoğlu’nun düğününe dönüyor, yiyip içip keyif çatıyor.

 

Pertev Naili Boratav

Az Gittik Uz Gittik.

Bilgi Yayınevi-1969

Muzip Masal Cini

Masallar üzerine ve masallara dair her şeyi heybesine doldurmuş bir masalcıdır Muzip Masal Cini. Bu bakımdan kendi masallarını ve Ribelyus adlı masal evreninde yaşananları naklederken başka hikayelere de misafir olur. Uzun lafın kısası masalların anlatılmayıp unutulmaya yüz tuttuğu bu yüzyılda yeniden masal anlatabilmek adına beyhude mücadeleye girmiş bir hayal kahramanıdır. Aynı zamanda anlatıla anlatıla günümüze kadar yolculuğuna devam eden masalların toplanması, derlenmesi ve arşivlenmesi gibi çalışmaları kendine görev addetmiştir. Muzip Masal Cini hem masal yazmak hem de unutulmaya yüz tutmuş masalları kayıt altına alıp arşivlemek üzerine hayat bulmuş bir hayali kahramanın gerçek dünya ile masalsı mücadelesidir.

Henüz Yorum Yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.