Baharın Müjdecisi Hızır ile İlyas’ın Binlerce Yıldır Gerçekleşen Mistik Buluşması Hıdırellez Bayramı

Baharın Müjdecisi Hızır ile İlyas’ın Binlerce Yıldır Gerçekleşen Mistik Buluşması Hıdırellez Bayramı

Bu gece Hıdırellez,

Hızır, Ab-ı Hayat (yaşamın suyu) hayatın kendisi, İlyas ise bereket bolluk üretim. Bu ikisi yüz yıllar boyu efsaneler ve mitlerle günümüze kadar ulaşmış iki semboldür. Hızır nebi yaşamı sembol ederken İlyas nebi bereketi bolluğu yani yaşamın sürekliliğini sembol eder. Bu iki kültün buluşması da belki yüzler belki binlerce yıl önceden günümüze kadar yaşamıştır yaşatılmıştır. Her kültür ve inanış kendi bereket ve yaşam anlatısını ritüellerine uygulamıştır. Elimden geldiği ölçüde size Hıdırellezin gelişiyle masallaşan ve hayatımıza yerleşen Hıdırellezi ve ritüellerini derlemeye çalışacağım.

Hızır Kimdir?

Hızır sözcüğü Arapca’da Al Hazır,Al-Hızır’ olarak geçmekte ve yeşilik anlamına gelmektedir. Ayrıca ab-ı hayat (bengisu, yaşamsuyu) içmiş ölümsüz olduğuna, darda kalanların imdadına yetişmekle ünlü olan Peygamber Hızır Aleyhisselam, yada Hızır Nebi olarak kabul görmektedir. Hızır ölümsüz sayılmaktadır. Hızır’a bu ismin, kuru yerde oturduğunda altından otların yeşerip dalgalanması, cennet pınarından içtiği için bastığı her yerin yeşile bürünmesi  sebebiyle verildiği söylenmektedir.

İlyas Kimdir?

Hz. İlyas yada “İlyasîn” şeklinde ismi zikredilen peygamberlerdendir. Hz. İlyas İsrailoğullarına elçi olarak gittiğinde onlar “Ba’l” adında dört cepheli put’a tapıyorlardır. Hz. İlyas’ın bütün gayretlerine rağmen İsrailoğulları bu puta tapınmaktan vazgeçmez ve  Hz. İlyas’ın Peygamberliğini yalanlayarak Onu ülkeleri olan Ba’lbak’ten çıkarırlar. Fakat Allah’ın gazabı bunların üzerine geldiğinde pişman olmurlar ve İlyas geri çağırırlar. Ancak tekrar nankörlük ettiklerinde, İlyas oradan uzaklaşır.Uzaklaştığı yolculuğu sırasında Hızır ile tanıştığı riyavet edilir İlyas’ın ve sanırım mitolojik hikayeler bundan sonra gerçekleşir. Hatta Hızır’ın Ab-ı Hayatı (yaşam suyu ) İlyas’a da içirdiği söylenceler arasındadır.

Rivayete göre Hızır ve İlyas, falanca sultanın ordusunda askerdir. Sultan ordusuyla birlikte sefere çıkmaya karar verir. Amacı ölümsüzlük veren Ab-ı Hayatı bulmaktır. Sefer sırasında her ne olduysa artık Hızır ve İlyas ordudan ayrılarak yollarına devam ederler. Suyun birinin başında yemek yemek için durup dinlenirler. Çıkınlarından kurutulmuş bir balık çıkarırlar. Tam bu sırada derya kabarır ve suyu balığa sıçrar, balık canlanır suya atlar. Hızır ile İlyas ölümsüzlük veren hayat suyunu bulmuş olurlar. Bu sırada bir melek iner göğün yedinci katından. Hızır ve İlyas’ın kıyamete kadar yaşayacaklarını, fakat Hızır’ın karada, İlyas’ın denizde ihtiyacı olanlara yardım edeceklerini söyler. Hıdrellez günü yani 6 Mayıs’ta Hızır ve İlyas’ın buluştuklarına, onların buluşmalarıyla ölü tabiatın canlandığına inanılır. Bazı bölgelerde yaşayan halklara göre 6 Mayıs’ın yağmurlu geçmesi, Hızır ve İlyas’ın buluştuklarında sevinçlerinden ağlamalarının ve bulutların da onlara katılmalarının bir ispatıdır. Yine rivayete göre Nuh’un gemisini yola çıkaran fırtınanın, sularıyla yeryüzünü kapladığı o büyük tufanda, gemide ki insanların “ya Hızır bizi kurtar” diye dua ettikleri söylenir. Güvercin, (Ki aslında kargadır bunu ilerleyen hikayelerde anlatmaya çalışacağım) ağzında zeytin dalı ile gemiye döndüğünde karanın yaklaştığı, suların da çekilmesiyle insanların karaya çıktıklarına inanılır. Bu anın anısına her yıl 3 gün Hızır Orucu tutulur., 

Bir başka söylencede ise Hızır ve İlyas iki kardeş yada arkadaş olduğu, Hızır’ın karada insanlara yardım eden, Hızır İlyas’ın ise derya ve denizlerde darda, zorda kalanların imdadına yetişen ulu bir zat olduğuna inanılır. Halk arasında bu iki isim birleştirilerek Hıdırellez şeklinde telaffuz edilir.

Neticede toprak ile su kültünün, doğum ile yaşamın sembolleştirilmesidir Hıdrellez. Hıdırellez kutlamalarının temelinde, zorluklarla geçen kara kıştan kurtularak bahara ermenin sevinci, bolluğa, berekete kavuşmanın kıvancı vardır.

Özellikle Mezepotamya, Anadolu, Ege ve Akdeniz İle Trakya bölgelerinde çeşitli ritüeller ile kutlanır Hıdrellez. İşte onlardan bazıları şunlardır;

Hıdrellez gününden önce evler baştan başa temizlenir. Çünkü temiz olmayan evlere Hızır’ın uğramayacağı düşünülür. Hıdrellez günü giyilmek üzere yeni elbiseler, ayakkabılar alınır.

Hıdrellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır.

Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar.

Hıdrellezden bir gece önce bahtını denemek ve kısmetlerinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar yeşillik bir yerde veya bir su kenarında toplanırlar. İçinde su bulunan bir çömleğe kendilerine ait yüzük, küpe, bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra bir gül ağacının dibine bırakırlar. Sabah erkenden çömleğin yanına giderek sütlü kahve içip ağızlarının tadının bozulmaması için dua ederler. Ardından niyet çömleğinin açılmasına geçilir. Çömlekten içindekiler çıkarılırken bir yandan da maniler söylenir. Buna göre eşyanın sahibi hakkında yorumlar yapılır. Hıdrelleze özgü bu uygulama temelde bu şekilde yapılmakla birlikte, yörelere göre bazı farklılıklar da gösterebilmektedir.

Anadolu’nun birçok yöresinde 5 Mayıs gecesi, kapının önüne süt dolu bir tas konulur, bu süt yoğurda dönüşürse evin bereketinin artacağına, evdekilerin şansının açılacağına inanılır. Yalnız, uğurun bozulmaması için kimsenin bu konuda birbirine soru sormaması gerekir. Aynı amaçla, boyları eşit iki yeşil soğandan birine beyaz diğerine siyah iplik bağlanır. Ertesi gün bakıldığında beyaz iplik bağlı olan daha çok büyümüşse o yılın uğurlu geçeceğine yok eğer siyah iplikli daha çok büyümüş ise yılın çileli geçeceğine inanılır.

İçinde para bulunan kaseler gül dalına asılır veya dibine bırakılır. Bu paralar ertesi gün alınarak saklanır ve yıl boyunca harcanmaz.

Ev, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Ve aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdaleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler.

Unutmadan Türkiye’de Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs (5 Mayıs Gecesi) tarihinde kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar

Hıdrellezin herkese bolluk bereket ve özellikle barış getirmesi dileğiyle…

 

Her ne kadar sürçü lisan ettikse affola…

Muzip Masal Cini

 

 

 

Muzip Masal Cini

Masallar üzerine ve masallara dair her şeyi heybesine doldurmuş bir masalcıdır Muzip Masal Cini. Bu bakımdan kendi masallarını ve Ribelyus adlı masal evreninde yaşananları naklederken başka hikayelere de misafir olur. Uzun lafın kısası masalların anlatılmayıp unutulmaya yüz tuttuğu bu yüzyılda yeniden masal anlatabilmek adına beyhude mücadeleye girmiş bir hayal kahramanıdır. Aynı zamanda anlatıla anlatıla günümüze kadar yolculuğuna devam eden masalların toplanması, derlenmesi ve arşivlenmesi gibi çalışmaları kendine görev addetmiştir. Muzip Masal Cini hem masal yazmak hem de unutulmaya yüz tutmuş masalları kayıt altına alıp arşivlemek üzerine hayat bulmuş bir hayali kahramanın gerçek dünya ile masalsı mücadelesidir.

Henüz Yorum Yapılmamış

Yorum Yapın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacak.